• WELLNESS

    Yeni yıl geliyor! Keyifli bir yıl için 5 yeni yıl kararı

    Bir yılı daha iyisiyle kötüsüyle geride bırakıyoruz. Pazartesi tatil olmamasına ragmen hepimizde bir tatil havası var. Kendimizi güzel yemeklere, sevdiklerimiz ile beraber olmaya ve yılın belki de en güzel döneminin keyfini çıkarmaya vermiş durumdayız. Keyfimiz yerinde tabii ama bir yandan da klasiktir, sene bitiyor ve aklımızın bir köşesinde senenin analizini yapıyoruz ister istemez. Güzel bir sene miydi, 2017 biterken kendime verdiğim sözleri tutabildim mi bu sene? Kendimi sevdim mi, iyi davrandım mı, yandaş mıydım kendime? Zor dönemleri nasıl atlattım, gurur duydum mu kendimle… Bu gibi milyonlarca soru geçiyor aklımızdan, kolay değil koca seneyi kapatmak istiyoruz kalbimizde. Hepsini cevaplamaya ve kendimizi yepyeni bir yıla hazırlamaya çalışıyoruz ve tabii yepyeni bir ‘’yeni…

  • WELLNESS

    Keyifli Pazarlar, sendromsuz Pazartesiler: Kesinlikle mümkün!

    Hangimiz Pazartesi sendromu yaşamıyoruz ki? Haftasonu hızlıca geçiveriyor ve hiçbir zaman yetmiyor. Özellikle kış aylarında daha da çok hissediyoruz bence bu sendromu. Güzel, sıcacık yatagımızı bırakıp çıkmak istemiyoruz, hava da karanlık oluyor yaza göre çok daha korkutucu geliyor o sabahlar. Pazartesileri işe gitmeyi engelleyemeyiz (denemeye değer miacaba?) belki ama birkaç küçük ipucu ile üzerimizdeki etkisini azaltabiliriz. Malum pazartesinin gelişi pazardan belli oluyor, güzel bir Pazartesi istiyorsak Pazar gününden başlamamız gerekli. Peki neler yapabiliriz? İlk olarak, Pazar günü mutlaka dışarı çıkın. Temiz hava alın ve doğa ile bir araya gelin. Alışveriş merkezi gibi kalabalık yerlerden olabildiğince uzak kalmaya çalışın çünkü ister istemez o kaotik ortam insanı strese sokuyor. Oysa ki bir…

  • CAREER

    Düzenli spor ve iş hayatı bir arada mümkün mü?

    Haftada 5 gün çalışıp, bir sosyal hayat sahibi olup, biraz da kendimize zaman ayırmak bile yeterince imkansızken bazı insanlar nasıl oluyor da haftada 3 gün spor yapabiliyorlar dediğinizi duyar gibiyim. Birkaç küçük noktaya dikkat ederek sporu iş hayatımıza adapte etmek gerçekten kolay. Bunların ilki ve belki de en önemlisi gerçekçi beklentilerimiz olması gerektiği. Haftanın her günü spor yapmak mümkündür evet ama hayatınızda başka hiçbir şeye yer kalmaz ve uzun vadede hayattan aldığınız keyfi yok eder. Haftada 2 ya da maksimum 3 gün gibi uyabileceğiniz bir program belirleyin ve sadık kalmaya çalışın. Bu şekilde spor devamlılığı sağlamak da kolaylaşacaktır. Sporu diyet ile de desteklerseniz etkisini görmenizi hızlandıracaktır. İsterseniz her gün saatlerce…

  • CAREER,  TWENTY-SOMETHINGS

    Birgün herkes kötü bir yönetici ile çalışmayı tadacak

    İş hayatındaki huzur ve mutlulukta yöneticilerin büyük bir payı olduğu yadsınamaz. Bu kadar etkisi olduğu halde malesef çoğu zaman yöneticileri seçmek mümkün olmuyor. Özellikle ilk senelerde %99 yeni yönetici olmuş, kesinlikle liderlik vasfı olmayan ve egoist biri hayatı çalışanlarına zindan etmeye çalışıyor, muhtemelen de başarıyor.  Birçok yeni mezunu şirketinden, yaptığı işten ve hatta hayattan soğutan bu insanlarla baş etmek hiç kolay olmasa da imkansız değil. Öncelikle her şeyden önce insana saygı göstermeyen biri ile çalışmak kabul edilemezdir. Bunu unutmayın. Geçinmesi zor, yer yer egoist, işkolik ya da mutsuz biri ile çalışmak başka size insan olarak hakettiğiniz temel saygıyı göstermeyen birine maruz kalmak başka bir şeydir. Size insan olarak hakettiğiniz temel…

  • TWENTY-SOMETHINGS

    Üniversite hayatının olmazsa olmazları

    Üniversite yılları, büyük olasılıkla hayatımızın hep özlemle hatırlayacağımız ve geri dönmek isteyeceğimiz bir dönemi. Benim için ise hayatımın en güzel dönemi ve sanırım hep öyle kalacak. Karakterimizi oluşturduğumuz yirmili yaşlarımız üniversite sıralarında başlıyor ve aslında kişiliğimizim omurgasını o sıralardayken yaratıyoruz. Bu nedenle hayatımızdeki yeri düşündüğümüzden de büyük aslında. İş hayatında birkaç sene geçirdikten sonra üniversitemi, kampüsümü, arkadaşlarımı ve hatta derslerimi bile gittikçe daha çok özlediğimi fark ediyorum. Çalışıyor olmak başta heyecan dolu ama hiçbir şey o güzel günlerin yerini tutmuyor. Hala her fırsatta soluğu okulumda, okulumun güzel çimlerinde alıyorum, homecomingleri kaçırırsam ağlayacak hale geliyorum. O günlerimi bunca özel kılan neydi üzerine düşündüğümde bu yazıyı yazma zamanımın geldiğini hissettim. İşte üniversite hayatımızın…

  • WELLNESS

    İş hayatında formunu korumak:

    ‘’Yok ya ben iş hayatında kilo almam’’ ile başlayan cümlelerin ‘’hayır bugün kesinlikle doğumgünü pastasından yemeyeceğim’’ e dönüp ‘’inanamıyorum ben ilk işe başladığımda bu eteğe sığabiliyor muydum gerçekten!’’ ile bitmesi malesef günümüzün gerçeği. Kampüsten kampüse koştuğumuz, metabolizmamızın destekçimiz olduğu üniversite günleri sonrası hemen hepimiz 8-5 ve oturarak çalışmaya başladık. Biz belki inanmak istemiyoruz ama malesef iş hayatı aynı ölçüde bile yesek yavaş temposundan ötürü kilo almamızı sağlıyor. Benim için ise durum çok daha vahim ilerledi ve ben ilk 6 ayımda nasıl yaptıysam 10 kilo aldım!  O kilolar sonradan gitti mi gitti ama, iş hayatının doğum gününden vedasına müşteri hediyelerinden ajans toplantılarına bol kalorili dünyasında bunu başarmak senelerimi aldı.  Nasıl mı…